Adım adım sosyal girişim: Kendinizi tanıyın 0 42

Bir sorun var ve kayıtsız kalamıyorsunuz… Düzeltebileceğinize dair bir inancınızın olması ve bu sorunu sahiplenmeniz aslında girişiminize ışık yakan nokta. Projenizi hayata geçirmek için önce kendinizi keşfedin!

Sosyal girişim olgusuyla ilgili temel bir “proje oluşum” aşaması nasıl bir süreçten geçer, girişimciler nasıl yol alır ve bir girişimin omurgası nasıl oluşturulur? Yazımızda bu soruların cevaplarını bulabileceksiniz.

  • Başarılı sosyal girişim projelerini baz alıp incelediğimizde proje sahiplerinin dile getirdiği ilk şey istisnasız problemi tanıma Varolan sorunu düşündüğümüzde hangi sektöre ya da hangi topluluğa ait bir sorun olduğunu bilmeniz, yani problemi ana hatlarıyla anlıyor olmanız gerekiyor. Bu tanıma olgusunu tüm detaylarıyla sindirmeniz probleme nasıl yaklaşmanız ve hangi metodları uygulamanız gerektirdiği ile ilgili size yol gösterecek veriler olabilir.
  • Elbette ki yaratmak istediğiniz projeyi hayata geçirmeniz için öncelikle kendinize inanmalısınız. Eğer şu an bunları okuyorsanız emin olun doğru yerdesiniz. 🙂 İnancınızı kaybetmeyin ve özgüveninizi hangi zorlukla karşılaşırsanız karşılaşın hep diri tutun.
  • Kendinizi ve yapacağınız girişimi tanımlayın. Bu projenize saygı duymanızı ve çalışmalarınızın sürekliliğini sağlayabilir. Sina Afra’nın dediği gibi: “Girişimci herkesle aynı şeye bakan ama farklı şeyler gören kişidir.” dünyayı değiştirecek proje belki de sizin projeniz.
  • Şeffaf bir politika güderek sorunlara objektif ve sınır tanımadan bakmanız projenizin ilerleyen süreçlerde bir adım daha öne çıkmasına ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunur. Darüşşafaka Cemiyeti bahsettiğimiz bu kritere belki de en doğru örnek olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde 1872 yılında Yusuf Ziya Bey tarafından kurulan Darüşşafaka, annesi veya babası hayatta olmayan çocuklara eğitimde fırsat eşitliği misyonuyla tam 155 yıldır eğitim-öğretim imkanı sağlıyor. Yusuf Ziya Bey’in başlattığı bu oluşum günümüzde binlerce bağışçı aracılığıyla hala varlığını sürdürmekte.
  • Girişimin projelenmesi de süreklilik sağlayabilmek açısından büyük önem taşıyor. Çalışmalarınızın her adımını raporladığınızdan emin olun ve böylece bir disiplin oturtun. Beraber çalıştığınız kişilerle iletişiminiz kuvvetli olmalı. Fikirlerinizi devamlı olarak birbirinizle paylaşmanız yeni fikirlerin doğuşuna vesile olacaktır. Bu da bir sosyal girişim için tartışmasız en önemli bir dinamiklerden. Bu konuya profesyonel bir gözle bakmanıza yardımcı olması için Temel Aksoy’un web sitesini ve bloglarını takip edebilirsiniz.
  • Sosyal İnovasyon kavramı sosyal girişimciliğin fikrî anlamda tabanını oluşturur dersek yanlış olmaz. İnovasyon; kelime olarak toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması anlamınını taşıyor. Kelime Türkçe’de yenilik, yenileme gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da, taşıdığı anlam tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniş. Ayrıca bu fikrinizin fikir halinde kalmaması, hayata geçmiş olması da önemli. Ve tabii ki sosyal meselelere dair bir fikir olması kavramın inovasyondan ayrılan en önemli farkı.
  • Tüm bu süreçte projenin nabzını siz tutacaksınız. Hedefiniz fark yaratmak ve elbette ki tüm başarılı iş insanları, girişimciler gibi liderlik ruhunuzu bu projede konuşturmak!

Tüm bu olguları incelediğimizde aslında bir taslak oluşturmuş oluyoruz. Tüsev’in yapmış olduğu “Sosyal Girişim ve Türkiye; İhtiyaç Analizi Raporu“nda;

  • İş Yeteneği
  • Stratejik düşünme
  • Global perspektif
  • Fırsatları tehditlerden ayırma
  • Sektörel farkındalık
  • Kişisel Yetenekler
  • Kişisel etkinlik
  • Farkındalık
  • Beceri
  • Etkileme gücü
  • İletişim
  • Yaratıcılık
  • Cesaret
  • Sebat
  • Liderlik Yeteneği
  • Yüksek seviye liderlik
  • Karar alıcılık
  • Girişimcilik Yeteneği
  • Teknik girişimcilik yeteneği
  • Geniş yöneticilik yeteneği
  • Girişimciliği idrak
  • Süreç planlama ve uzmanlığı

Maddeleriyle bir girişimcinin projesini oluşturma aşamasında sergilemesi gereken özellikleri ve proje tabanını bizlere sunuyor.

Durum buyken her geçen gün ulaşabilececeğimiz kaynaklar artıyor. Destek oluşumları çığ gibi büyürken sosyal girişimcilere olan yönelimin artması oldukça iyi  bir gelişme. Serhat Ünsal‘da olmak üzere birçok girişimci çalışmalardan oldukça memnun. “Şu anda Türkiye’deki girişimciler için süper bir ortam var, gittiğim çoğu üniversitede mezun olacak çoğu öğrenci girişimciliği çok büyük bir seçenek olarak görüyor. Bu çok güzel bir gelişme.” sözlerini dile getiren Ünsal, Türkiye’de ekonomiye ve sosyal problemlere nefes aldıracak projelerden ümitli.

Sonuç olarak Türkiye’de girişimcilik ekosistemindeki açıklar azalmaya ve hızlı bir şekilde büyümeye başladı. Çağın imkanlarını kullanmak, sınırları zorlamak eskiye nazaran artık daha mümkün! Kafanızdaki şey her neyse dışarı çıkmayı bekliyor. Bu yolculukta yalnız olmadığınızı unutmayın. 😊 Detaylı araştırma için web sitemizdeki kurum ve oluşumları inceleyebilirsiniz.

Başarılar!

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir