Blog

  • evreka’yı tanıyalım!

    evreka’yı tanıyalım!

    Bugünün ve yarının en büyük sorunlarından biri: Çevre kirliliği!

    Çevre kirliliğine yol açan en önemli sorunlardan biri ise çöp sorunu.

    İstatistiklere göre her yıl, dünya genelinde 2,1 milyar, Türkiye’de ise 16 milyon ton çöp üretiliyor. Yani başka bir deyişle ülkemizde her yıl üretilen çöplerle, 5 milyon adet kamyonu doldurabiliyoruz.

    Bu çöpler büyük oranda geri dönüştürülebilir olduğu halde ne yazık ki dünya genelinde bu atıkların yalnızca yüzde 16’sı geri dönüştürülüyor. Evreka, tam da bu noktada çözümler sunan bir sosyal girişim olarak karşımıza çıkıyor.

    Hadi gelin Evreka’yı tanıyalım.
    Evreka, atık yönetimi sektöründe dijital odaklı sürdürülebilir çözümler tasarlayan, aynı zamanda da bu çözümleri gerçekleştirmek için lojistik çözümler sunan bir sosyal girişim platformudur. 2014 yılında, ODTÜ Üniversitesi öğrencileri tarafından atık problemine çözüm üretmek amacıyla kurulmuştur.

    Evreka Rota Optimizasyonu, Atık Toplama Tesisi Yönetimi, EPR ve PRO için Atık Yönetimi, Filo Yönetimi, Operasyon Yönetimi , Konteyner Yönetimi, Personel Yönetimi gibi yazılım çözümlerinin yanı sıra Konteyner Doluluk Sensörü, RFID Okuyucu, Konteyner Takip Cihazı, Araç Takip Cihazı, Personel Takip Cihazı gibi donanım çözümleri de sunmaktadır.

    Evreka’nın amacı, atık toplama sistemlerine akıllı çözümler üretmek ve sürdürülebilirliği sağlamaktır. Örneğin incelemeler sonucu Türkiye’deki konteynerların her birinin her gün atık toplamak için ziyaret edilmesinin verimsiz olduğu görülmüştür.  Konunun araştırılmasından sonra sorunun yerel olmayıp sanılandan çok daha büyük, dünyanın her yerinde yaşanan bir problem olduğu ortaya çıkmıştır.

    Globalde atık toplama pazarındaki veriler; bu alana 1 trilyon Dolar bütçe ayrıldığını göstermektedir. Bu miktarın da yarısı lojistik kalemine ayrılmış durumdadır. Bu istatististikler atık yönetiminin büyük potansiyeli ve bunun iyileştirilebilecek durumda olduğunu vurguluyor.

    Evreka, yaptığı saha çalışmalarıyla sunduğu çözümler sayesinde, atık yönetimi şirketlerinin maliyetlerinde  ve CO2 salınımında %45 oranında bir azalma sağlamaktadır.

    Şu anda 10.000’den fazla kullanıcıya ulaşmakta, milyonlarca etkileşim almakta ve 40’tan fazla ülkede çalışmalarını sürdürmekte olan Evreka, çalışmalarını yürütürken dünyanın her yerindeki atık yönetimi şirketleri ve yerel yönetimler ile dirsek temasında çalışmaktadır.

    Dünyamızı daha yaşanılabilir kılmak için çözümler üreten Evreka ile tanışmak ve Atık Yönetimi konusunda yazılmış kapsamlı ücretsiz E-Kitapları incelemek ve yeni fikirler edinmek istersen: www.evreka.co/tr/e-kitaplar/

  • İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü için başvurular devam ediyor!

    İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü için başvurular devam ediyor!

    Sosyal girişimciliği ve sosyal girişimcileri teşvik etmeyi hedefleyen İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü için başvurular devam ediyor.

    Bu yıl altıncısı düzenlenen İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülü yaşadığımız dünyaya ve çevreye karşı kendini sorumlu hisseden ve bu uğurda hayatları iyileştirmek için harekete geçme cesaretini gösteren sosyal girişimcilere büyük bir fırsat tanıyor.

    Tüm sosyal ve çevresel sorunlar üzerinde sürdürülebilir çözümler üretmek için çalışan sosyal girişimlerin başvurularına açık olan İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Programı; Erken Aşama, İleri Aşama, İş Birliği ve bu yıl ikinci kez tekrarlanacak Gençlik kategorilerinde Seçici Kurul Üyelerinin belirleyeceği sosyal girişimleri ödüllendirecek.

    Ödül programına başvuru için konu sınırlaması bulunmuyor.

    Her birinin ödül miktarı 120.000 TL olan kategorilerin içeriği  ve beklenen başvurular ise şu şekilde:

    Erken Aşama Kategorisi: Belirli bir bölgede pilot uygulaması ve yarattığı sosyal etkinin yaygınlaşma potansiyeli bulunan, pilot uygulamanın etkilerine ilişkin somut örnekler sunabilecek sosyal girişimcilerin başvuruları bekleniyor. Sosyal girişimin 2 yıldan kısa süredir faaliyetlerini sürdürmekte olması ve bir yıllık bütçe planı olması koşulu aranıyor.

     İleri Aşama Kategorisi: Geniş bir bölgede pilot uygulaması bulunan ve faaliyet gösterdiği alanda sosyal sorunun çözümü için geniş çaplı bir değer önerisi sunan sosyal girişimcilerin başvuruları bekleniyor. Sosyal girişimin iki yıldan uzun süredir aktif olması, önümüzdeki yıl için ise bütçesinin hazır olması beklenmekte. Başvurucunun bağışlar ve fonlar da dâhil olmak üzere en az 1 adet gelir getirici faaliyetini başarıyla yürütmekte olduğunu göstermesi gerekiyor. 2021’in başından itibaren 500.000 TL ve üzeri geliri olan girişimler bu kategoride değerlendirilecek.

     İş Birliği Katogorisi: Sosyal faydayı önceliklendiren iki kurum arasında geliştirilen iş birliği projelerine ilişkin başvurular alınıyor. Bu kategori, etkileri ve sonuçları ortaya çıkmış veya tamamlanmış iş birliği projelerini kabul etmektedir. İş birliğinin bütçesinin ve gelir ve gider kalemlerinin belli olması beklenmekte. İş birliği sayesinde iki tarafın tek başına ulaşamayacağı bir sosyal etki yaratılması aranmakta.

     

    Gençlik Kategorisi: Gençlik kategorisi adayları, erken ve ileri aşama için başvuru yapan 18-25 yaş aralığındaki kurucu veya kurucu ortaklar arasından seçilecek ve belirlenen kriterlerine göre değerlendirilecek. Bu kategoride sosyal girişimler değil, kriterlere uyan sosyal girişimciler değerlendirmeye tabi olacak.

    Ödül Programının değerlendirme süreci ise şöyle gerçekleşiyor:

    Başvuru sürecinin ardından, başvuru formunu dolduran tüm adayların başvuruları, Kale Grubu ve Impact Hub İstanbul ekiplerinden oluşan bir ön değerlendirme kurulu tarafından 14 Eylül – 24 Ekim 2022 tarihleri arasında ön değerlendirmeye tabi tutuluyor.

    Bu süreci takiben final aşamasına kalan adaylar ise Türkiye’nin önde gelen sosyal girişimci, sivil toplum ve iş dünyası liderlerinden oluşan bir jürinin değerlendirmesine sunuluyor.

    Kazananların ise 1 Aralık 2022 tarihinde düzenlenecek ödül töreninde açıklanması planlanıyor.

    Ödüle başvurular 14 Eylül 2022 tarihine kadar devam ediyor. Siz de başvurmak için hemen www.ibrahimbodurodulleri.com adresini ziyaret edin!

     

     

  • Dijital Gönüllülük üzerine bir sosyal girişim: e-Gönüllü

    Dijital Gönüllülük üzerine bir sosyal girişim: e-Gönüllü

    e-Gönüllü Nedir?

    Sivil toplum deneyimlerinden yola çıkarak belirledikleri ihtiyaçlara çözüm bulmak amacı ile kurulmuş olan e-Gönüllü, sivil toplum örgütlerininin dijitalleşme süreçlerini çevirim içi gönüllülük ile desteklemeyi misyon edinmiş bir sosyal girişim. 

    e-Gönüllü Ne Yapar?

    e-Gönüllü; sivil toplum kuruluşlarının bilinirliklerini artırabilmeleri ve faaliyetlerini tüm Türkiye’ye ulaştırabilmeleri amacıyla, sivil toplum kuruluşları ile gönüllüleri dijital bir platformda bir araya getirmektedir. Hali hazırda 30’un üzerinde sivil toplum kuruluşu ile iş birliği bulunan e-Gönüllü; bir yandan sağladığı online gönüllülük sistemi, teknoloji iş birlikleri ve 1000’in üzerinde gönüllüsü ile sivil toplum kuruluşlarının yayılma stratejilerine ortak olurken diğer yandan da uçtan uca dijital gönüllülük kavramını yaymaya çalışıyor.

    e-Gönüllü, sunduğu bu hizmet sayesinde ülkemizin dört bir yanından gönüllüleri dijitalleşme aşamasında desteğe ihtiyaç duyan sivil toplum kuruluşları ile bir araya getirmeyi hedefliyor. e-Gönüllü sivil toplum kuruluşlarına çeviri, online eğitim, sosyal medya yönetimi gibi konularda destek olarak, kurumların dijitalleşmesi açısından önemli işlere imza atıyor. Verdiği bu hizmetler sayesinde sivil toplum kuruluşlarının ülke çapında bilinirliklerinin artmasını, faaliyetlerini daha fazla kişiye ve daha doğru bir şekilde duyurulabilmesini sağlıyor.

    Nasıl e-Gönüllü Olunur?

    İnternet, hayatımızın artık her noktasına temas etmiş bir kavram. Öyle ki artık bulunduğumuz yerden başka hayatlara dokunmak, fayda sağlamak bile mümkün. İnternet sayesinde e-Gönüllü olmak da aslında sandığınızdan kolay 

    Haydi, birazcık bu sürece göz atalım.

    Girişimin kendi sayfasında yayınladığı e-gönüllü aranıyor sekmesinden hali hazırda yardım bekleyen kurumlar ve beklenilen yardımı kolayca görebilirsiniz. Buradan sizin için uygun olan pozisyonlara başvurabilirsiniz.  Kayıt formunu tamamladıktan sonra seçmiş olduğunuz sivil toplum kuruluşunun sizinle iletişime geçmesini beklemeniz yeterli olacaktır. İşte bu kadar 

    Daha detaylı bilgi ve başvuru için: https://egonullu.com/

  • #GeleceğimizYanmasın

    #GeleceğimizYanmasın

    Manavgat’ta çıkan orman yangını sonrası ne yazık ki Türkiye’nin birçok yerinden de orman yangını haberleri almaya devam ediyoruz.

     Adana, Osmaniye, Mersin, Kayseri, Marmaris, Bodrum, Didim, Kütahya, Kocaeli orman yangını haberleri sonrası yangınlara dur demek için sizleri #GeleceğimizYanmasın Kampanyamızı imzalamaya davet ediyoruz.

     Her yıl birden fazla bölgede çıkan yangınlar, orman yangınlarının ülkemize sistematik bir orman yıkımı haline dönüştüğünün göstergesi. Acil ve kararlı eylem planlarına ihtiyacımız var. 

    Yanan ormanlarla birlikte, ormanda yaşayan canlılar da ölüyor, ormanın çevresindeki yerleşim yerleri zarar görüyor.

    Türkiye’de son yıllarda yangın sayısı, yanan orman alanı miktarı ve yangın başına düşen yanan orman alanı miktarı hızla artıyor.

    • Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, son 11 yılda yanan 98 bin 950 hektar orman alanı, 12 bin 863 Taksim Meydanı’na denk.
    • 2020’de, 3 bin 399 yangında 20 bin 971 hektar orman alanı yandı, bu 29 bin 350 futbol stadyumu büyüklüğünde.
    • Bilinmeyen yangınların oranı 2011 ile 2015 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde yüzde 40,8’ken, bu oran 2016 ile 2020 arasındaki 5 yılda yüzde 51’e çıktı.

    Orman yangınlarının önlenmesi ve ormanların korunması için, etkin, uygulanabilir, kararlı ve şeffaf eylem planının acilen ilan edilmesini talep ediyoruz. 

    Orman yangınlarına karşı mücadelede eylem planı aşağıdaki maddeleri öncelikli olarak içermelidir:

    • Ormancılık alanında uzmanlardan oluşan bir ekip kurulması
    • Tüm ormanlık alanların belirlenmesi
    • Orman sınırlarının, ormancılık prensiplerine uygun olarak çizilmesi
    • Yangın sonrasında yanan bölgenin yeniden ormanlaştırılacağına dair anayasal güvencenin uygulanması
    • Orman yangınlarını engellemek için gerekli tedbirlerin artırılması,
    • Orman yangınları ile ilgili verilerin araştırılması ve kamuoyuna şeffaflıkla açıklanması
    • Yangınla mücadele için gerekli teçhizatların ve çalışan sayısının artırılması
    • Yangına sebep olanlara caydırıcı cezalar verilmesi ve hiçbir istisna olmadan uygulamaların gerçekleşmesi
    • Orman genel müdürlüğü tarafından, mevcut yangın söndürme uçakları, teçhizatı ve personeli ile ilgili kamuoyuna bilgilendirme yapılması
    • Yangın söndürme uçaklarının ve yangınla mücadele için eğitimli personel sayısının arttırılmasını

    Bulgular gösteriyor ki orman yangınlarının %87’si insan kaynaklı olarak gerçekleşiyor. Ormanlık alanların tahrip edilmesinde, orman yangınları kadar, ormanların yapılaşma, enerji yatırımları gibi çeşitli projelere tahsis edilmesi de ilk nedenler arasında.

    Büyük bir üzüntüyle haberini aldığımız bir orman yangını sonrasında bu bölgelere baktığımızda çok sayıda inşaat projesi görüyoruz. Bu da çoğu zaman yangınların kasıtlı olarak çıkarıldığı algısının oluşmasına neden oluyor.

    Geleceğimiz için hep birlikte bir adım atmalıyız ve bunu hemen yapmalıyız.

    Her bir ağacın güvence altına alınması için oluşturduğumuz kampanyamıza imzanız ile destek verin ve Twitter’da #GeleceğimizYanmasın hashtag’iyle paylaşın.

    Hadi hemen imzanızı atın, ormandaki tüm canların sesini birlikte duyuralım ve daha fazla canımızın yok olmasına izin vermeyelim.

    http://change.org/GelecegimizYanmasin

  • Sosyal Girişimcilik Günü 2021 Düzenlendi

    Sosyal Girişimcilik Günü 2021 Düzenlendi

    Dünyanın ilk ve en geniş sosyal girişimcilik platformu Ashoka, bu sene dördüncü kez düzenlediği Sosyal Girişimcilik Günü’nü, Vehbi Koç Vakfı ve Abdi İbrahim İlaç ortaklığında 28-29 Nisan’da gerçekleştirdi.

    Sosyal girişimciliğin tanıtılarak, sosyal girişim sayısının artırılması amacıyla düzenlenen etkinliğe, 20’den fazla şehirden, 150’den fazla kişi katıldı.

    Etkinlikte, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Cihan Özsönmez, günümüzde değişen dünya düzeni ve giderek artan sosyo-ekonomik ve çevresel sorunların çözümünde sürdürülebilir modellere ihtiyaç olması nedeniyle sosyal girişimciliğin önemine dikkat çekerken, Türkiye’deki sosyal girişimciliğe 2018’den beri verdikleri destekleri vurguladı.

    Ashoka Türkiye Eş Direktörü İstem Akalp, sistem dönüşümü, liderlik, empati, iklim ve toplumsal cinsiyet, mekanlarda adalet, sistem liderliği, çözüm odaklı habercilik, kamu ve sosyal girişim ortaklarından sosyal ve toplumsal sorun ve çözümleri konularına değindi.
    Özsönmez, ayrıca Vehbi Koç Vakfı olarak filantropi alanında sosyal fayda kaygısındaki sosyal girişimcilere fırsat sağladıklarını, iş birlikleri kurarak paydaşlar arasında köprüler kurmayı amaçladıklarını açıkladı. Vehbi Koç Vakfı 2018- 2020 yılları arasında da Avrupa Birliği Başkanlığı’nın hibe desteği ve konsorsiyum ile Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı’nı kurmuş, altyapıyı güçlendirmek için araştırmalar ve politika geliştirme çalışmaları yürütmek, kamu, özel ve sivil iş birlikleri yapmaya başlamıştı.

    Özsönmez, gelecek planları olarak ilerideki aylarda Ashoka’nın ‘changemaking.net’ platformunu Türkiye’ye kazandırmak için çalışmalara başladıklarını da aktardı.

    Düzenlenen 10 farklı atölye ve alanında uzman 28 konuşmacının katılımıyla bu yıl dördüncüsü gerçekleşen Sosyal Girişimcilik Günü, Mert Fırat ve Daniela Papi-Thornton’un ‘Sosyal Girişimcilikte Yeni Bir Eşik: Sistem Liderliği’ başlıklı oturumuyla başladı. Ardından Ashoka Fellow’u ve Mekanda Adalet Derneği koordinatörü Yaşar Adanalı, “Galata’dan Dünyaya: Postane İstanbul” oturumunda salgın sürecinde sıkça sorgulanan mekan algısını ele aldı.

    Etkinlikten önemli konu başlıkları ve katılımcılar ise şu şekilde idi:
    Teyit’in kurucusu Ashoka Fellow’u Mehmet Atakan Foça’nın moderatörlüğünü üstlendiği “Şimdi ve Burada: Dünya Nasıl Değişir?” oturumunun onur konuğu New York Times Yazarı ve Solution Journalism Network’ün Kurucusu David Bornstein oldu.

    David Bornstein ve Systems-Led Leadership Kurucusu Daniela Papi-Thornton Ashoka’yı ve dönüşen sistemler ve değişen dünya düzeni tartıştı.
    “Kuşaklararası Kadın Örgütlenme Deneyimi” oturumunda Ashoka Fellow’u ve Uçan Süpürge Vakfı Kurucusu Halime Güner’e ise oyuncu Damla Sönmez ve Uçan Süpürge Vakfı Proje Koordinatörü Ceren Kurt eşlik etti.
    Abdi İbrahim; Mikado Danışmanlık, Impact Hub İstanbul ve Ashoka Türkiye ile günümüz koşullarında önemli daha da anlaşılan sağlık ve ilaç çalışmalarındaki sosyal girişimleri desteklemek ve bu konudaki sosyal faydayı arttırmak için alanın potansiyelini anlamak üzere “We Heal The Future” programının çalışmalara başladığını açıkladı.

    Oturumların kayıtlarına Ashoka Türkiye YouTube kanalından da ulaşabilirsiniz.

    https://www.youtube.com/channel/UCpFYtf2_onT_UtGBY57BpbA/videos

  • ECORDING

    ECORDING

    Yeşil Dönüşüm başlatmak için yola çıkan Ecording, kendisini Küresel İklim krizine karşı sürdürülebilir ve inovatif çevre teknolojileri geliştiren bir sosyal girişim olarak tanımlıyor.

    Kuşların tohumları sürekli olarak taşıyarak, doğanın sürdürülebilirliğinin bir parçası olmasından ilham alan ve İngilizce bir kelime oyunu içeren yaratıcı ismiyle (according to – ecording to) özellikle 2019 yılında göze çarpmaya başlamış olan Ecording, basında da sıkça kendinden söz ettiriyor.

    Ecording tarafından geliştirilmiş olan ecoDrone’lar, kuşlardan aldıkları ilhamla ulaşılması zor alanlara, havadan tohum topları atarak o alanı değerlendirmeye yardımcı olan ve doğrudan ekim yöntemi ile ağaçlandırma çalışmalarında kullanılan, insansız hava araçları olarak tanımlanabilir. ecoDrone’lar hem geniş alanlarda faaliyetlerini sürdürebilirken hem de geleneksel dikim yöntemlerine göre daha hızlı sonuçlar alınabilmesini sağlamaktadır. Doğadan ilham alan bu teknoloji, 10 dakikada 2500 adet tohum topu atışı yapılabilmesine olanak tanımaktadır.

    Tohum topları, tohumun çimlenme ihtimalini artırmak için tohumun kil, mineral, orman toprağı, su tutucu materyaller ve gübre ile kaplanmış halleridir. Tohumların bu karışımla kaplanması, tohumları hava olaylarından ve orman canlılarınca yenilmekten korumakta ve böylelikle tohum atışı ile ağaçlandırma çalışmalarının başarı oranını artırmaktadır.

    Ecording, tohum topları üretimi için ise, iklim krizinden en çok etkilenen ve ekim yapılacak bölgelere yakın kırsal bölgelerde yaşayan kadınlara da alternatif bir gelir kaynağı oluşturuyor. Ecording bu bölgelerde yaşayan kadınlara tohum topları üretimi için gereken eğitimleri vererek ve malzemeleri tedarik ederek tohum topu üretimini teşvik ediyor. Sonrasında da üretilen tohum toplarını, üretici kadınlardan satın alarak, Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen alanlarda atış gerçekleştiriyor. Böylelikle iklim krizine karşı mücadele verirken aynı zamanda iklim sorunlarından etkilenen bu bölgelerde yaşayan kadınlar için de alternatif bir gelir kaynağı oluşturmuş oluyor.

    Markalar ile kurumsal iş birlikleri yapan Ecording, markalardan satın alınan hizmeti, ürünleri ve hatta markaların sattığı hizmetler kapsamında ödenen faturaları tohum topuna dönüştürüyor. Bir ürün aldığınızı ve bu satın alma sayesinde yeni tohumların doğaya ekildiğini düşünün. İşte Ecording, tam olarak bunu yapıyor. Eğer aldığınız üründe ecoDrone simgesi var ise, satın aldığınız ürün için ecoDrone tohum atışı yapıldığı anlamına geliyor. Üstelik bu süreci takip etmek isterseniz de ürünün üzerine yerleştirilen QR kodu okutarak yapılan atışın detaylarını inceleyebilir ve hatta o alandaki güncel gelişmeleri görüntüleyebilirsiniz. Bizce bu uygulama aslında herkesin katkıda bulunabileceği şekilde hem kurumsal hem de bireysel farkındalık ve fayda yaratması açısından çok önemli. Intel, Boyner Group, Toyota ve Nike gibi markalarla anlaşmalar yapmış olan Ecording, bu marka sayılarını daha da artırmak için çalışmalarına devam ediyor.

    Ecording, bu zamana kadar 4 farklı şehirde 72 futbol sahası büyüklüğünde bir alanda tohum atma operasyonları gerçekleştirmiş durumda. Atış yapılan sahaya ve tohum türüne bağlı olarak, ortalama %9 – %62 aralığında bir çimlenme oranı sağlayan Ecording, Ar-Ge çalışmalarıyla bu oranı arttırıp, ekosisteme mümkün olduğunca daha fazla katkıda bulunmayı hedefliyor.

    Ecording’in iklim krizi ile mücadele amacı doğrultusunda sunacağı bir diğer hizmetin ise, ecordingApp olması planlanıyor. 2021’in ikinci çeyreğinde yayınlanması planlanan bu uygulama, toplumsal farkındalığı, içine eğlence de katarak, arttırmayı amaçlıyor. Bu uygulamada kullanıcıların, dünya yararına verilen görevleri yapmaya teşvik edilerek, görevler tamamlandığında puan kazanacakları bir şekilde oyunlaştırma içerecek bu uygulama ile kullanıcılardaki sosyal farkındalığın artırılmasını hedefliyor. Bu görevlere bir örnek olarak verilecek görev: “bir pet şişeyi geri dönüşüm kutusuna at ve fotoğrafını çekerek kanıtla.” olabilir. Bunun gibi görevler tanımlanınca da kullanıcılar puan kazanacak ve bu puanlarla markalardan hediyeler veya indirim kuponları kazanma şansı yakalayacak.

    Ecording, toplumsal bir sorun olan iklim krizine karşı çözümler üretme amacını, sürdürülebilir bir gelir modeli ile destekleyerek, kısa sürede güzel başarılara imza atmış bir sosyal girişim olarak dikkatleri çekiyor. Ecoring ekibini takdir ediyor ve bize kazandırdıkları için teşekkür ediyoruz. Siz de Ecording’in çalışmalarını incelemek ve katkıda bulunmak isterseniz: https://ecording.org/ websitesini ziyaret ederek detaylı bilgi alabilirsiniz.

     

  • Yüreğir Sosyal Girişimcilik Merkezi

    Yüreğir Sosyal Girişimcilik Merkezi

    Yüreğir Belediyesi’nin projelendirdiği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destek alma hakkı kazanarak geçtiğimiz Şubat ayında çalışmalarına başlanan “Yüreğir Sosyal Girişimcilik Merkezi” açıldı.

    Yüreğir Sosyal Girişimcilik Merkezi, dezavantajlı durumdaki gençlere ve kadınlara yönelik sosyal girişimcilik odaklı eğitim, üretim, satış ve danışmanlık hizmetleri sunmayı böylelikle bölgedeki istihdamı da artırmayı hedefliyor.

    Merkezde aynı zamanda mutfak, tekstil, seramik, üretim ve tasarım atölyeleri de yer alacak. Bu atölyeler ile özellikle gençlerin ve kadınların, yeni beceriler öğrenerek ekonomiye katkı sağlayabilmeleri; yanı sıra sosyal girişim ve sosyal girişimcilik kavramlarını da özümseyerek bu alanda kendilerini geliştirmeleri amaçlanıyor.

    Atölyeler sonrasında kendilerini, eğitimini almış oldukları alanda geliştirmek, hatta belki kendi girişimini kurmak isteyen katılımcılar için mentörlük desteği de sunulacağı belirtiliyor. Dileyen katılımcılar için eğitim sonrasında da atölyelerde üretim yapma imkanı verilebilecek.

    İlk etapta merkezde eğitim görecek 100 kadına da iş ve meslek imkanı sağlanması hedeflenen Merkez, 15 Martta ilk dersine başladı. Başarılar diliyoruz.

  • Simbiyoz Aktivite

    Simbiyoz Aktivite

    Dört kadın sosyal girişimci; Hülya Aras, Neslihan Edinçliler, Asiye Asal ve Songül Kaya tarafından, Bursa Nilüfer’de kurulan ve bir sosyal girişim olan Simbiyoz Aktivite, kendi deyimleriyle üretim odaklı ilk “Yaşam Köyü” olma özelliğini taşıyor.

    Simbiyoz Aktivite, girişimcilik potansiyeli taşıyan bireylere sosyal girişimciliği tanıtarak, fikirlerini işe dönüştürmek için fırsatlar sunan, ön program ve kuluçka programlarıyla sosyal girişimcilere her bir aşamada yol gösterici olma amacıyla kurulan bir aktivite merkezi.

    Birlikte filizleniyoruz sloganı ile işe koyulan ve adlarını doğadan alan ekip, kurmuş oldukları merkezi “Sosyal Girişimcilik Kuluçka Merkezi ve Co-Working Alanı” olarak tanımlıyor.

    Özel eğitime gereksinimi olan bireylerle, ekonomik kısıtlı girişimci gençlerin kaynaşıp sosyalleşebileceği, birlikte değer üretebilecekleri bir merkez hayali ile yola çıkan bu dört kadın girişimci, önce Simbiyoz Sosyal Aktivite Derneği’ni kurmuşlar. Simbiyoz Sosyal Aktivite Derneği kuruluşundan dört ay sonra, dernek çatısı altında oluşturulan Simbiyoz Aktivite Sosyal Girişimcilik ve Sosyal Gelişim Merkezi ile de sosyal girişimden, kurumsal sosyal sorumluluğa, mentorluktan özel gereksinimli bireylere sosyal gelişim hizmeti sunulmasına kadar farklı konularda da hizmetler sunmaya başlamışlar. Amaçları arasında dezavantajlı bireylere kültürel, sanatsal ve sosyal aktiviteler sağlamak ve bireylerin ailelerine rehberlik hizmeti vermek de bulunuyor.

    Sürdürülebilirlik açısından hibrit bir model olarak kurulan merkezin gelir modeli; merkez tarafından sunulan eğitim, danışmanlık, kafe gibi ticari faaliyetlerinin gelirini, Simbiyoz Sosyal Aktivite Derneği’ne bağışlamak şeklinde bir model olarak kurgulanmış. Merkeze gelen sosyal girişimcilik adayları da yatırım aldıklarında yüzde 10’unu derneğe bağışlıyorlar. Ayrıca sosyal girişimcilerin ve özel gereksinimli bireylerin ürettiği ürünlerinin, faydalanıcılara ulaştırmasında yardımcı olan Simbiyoz Store isimli bir de platformları bulunuyor.

    Sosyal girişim platformları, sosyal girişimciler, sivil toplum kuruluşları, kamu desteği, akademisyenler, teknoloji firmaları ve gönüllülerle, kısacası bu kapsamda faaliyet gösteren tüm partnerlerle sosyal etkilerini genişletmek de öncelikli amaçları arasında.

    Simbiyoz Aktivite topluma faydalı işler ortaya koymayı hedeflerken aynı zamanda şeffaf, güvenilir, sürdürülebilir, kapsayıcı ve saygın olma değerlerini benimsiyor ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını destekliyor. Projelerini 2019 yılında hayata geçiren ekibin şu anda 25 üye, 16 gönüllü eğitmen, 45 mentor ve 60 tane gönüllüsü bulunuyor.

    Sosyal girişimcilere, kuluçka eğitimleri, mentorluk ve danışmanlık, açık ofis, prototipleme imkanları, yatırımcı buluşmaları, network ve görünürlük sağlayan Simbiyoz Aktivite’de siz de yer almak isterseniz, www.simbiyozaktivite.com/ adresinden daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

  • Hep Beraber ‘TOKTUT’alım!

    Hep Beraber ‘TOKTUT’alım!

    TOKTUT nedir?

    Yaratıcılığı eyleme geçiren, güzel bir yardımlaşma platformu olan TOKTUT, Boğaziçi Üniversitesi Kampüsünde yolları kesişen öğrenci ve mezunların bir araya gelerek başlattıkları bir sosyal girişim.

    Askıda ekmek uygulamasını “Askıda yemek” olarak dijital ortama taşıma fikriyle ortaya çıkan bu sosyal girişim, Birleşmiş Milletler tarafından en önemli 17 küresel sorun arasında sayılan “açlık” ile savaşmak amacıyla kurulmuş olup, sosyal sorumluluk ve toplumsal fayda ilkeleriyle çalışmalarına devam ediyor.

    TOKTUT platformu aracılığı ile askıya yemek bırakarak, hem ihtiyaç sahiplerine sıcak bir öğün ulaştırılmasına; hem de pandeminin de etkisiyle zor günler geçiren küçük yerel işletmelere katkıda bulunmak mümkün.

    Bugüne kadar 1000’in üzerinde ihtiyaç sahibine 18.000’in üzerinde öğün dağıtıldığını belirten TOKTUT, “Askıdaki yemek sayısı çoğaldıkça bir öğün yiyeceğe ihtiyaç duyanlar azalıyor” diyerek bu sayıları artırmayı hedefliyor.

    Askıya yemek bırakma platformu TOKTUT nasıl işler?

    Sıcak yemek ihtiyacı olan aile ve çocukları tespit eden sosyal yardım kurumları ve yerel yönetim birimleri TOKTUT’a ulaşarak ve ihtiyaç adedini, dağıtım gününü bildirerek bir talep oluşturuyorlar.

    Açılan talepler doğrultusunda TOKTUT web sitesinde yemek askıları oluşturuluyor. Bu askılara destekler, ihtiyaç adetlerine göre toplanıyor. Destekçiler, diledikleri sayıda öğünü doğrudan tedarik sağlayan işletmeden satın alarak askıya bırakabiliyorlar. Belirlenen günde askıya bırakılan yemekler, tedarik sağlayan restoran tarafından hazırlanıyor.

    Çeşitli sosyal yardım merkezleri ile gerçekleştirilen iş birlikleri sayesinde bir dağıtım ağı kurmuş olan TOKTUT, askıya bırakılan yemekler hazırlandıktan sonra, yemekleri araçları ile talebi açan ihtiyaç merkezine ulaştırıyor. Sıcak öğünler talep sahibi sosyal yardım kurumu veya yerel yönetim birimince, belirlenmiş olan ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor.

    Askıda kalma süresi dolduğunda sistem tarafından tarih güncellenerek yemeklerin toplanacağı yeni bir askı oluşturuluyor.

    Nasıl destek olabilirsiniz?

    TOKTUT web sitesinde “Askıya Yemek Bırak” butonuna tıkladıktan sonra destek olabileceğiniz mevcut askıları, askı sürelerini ve hedeflenen öğün sayılarını, şimdiye kadar o kampanya için ne kadar öğün toplanmış olduğunu görüntüleyebilirsiniz. Destek olmak istediğiniz askıyı veya askıları seçtikten sonra ilgili askının altındaki “Askıya Yemek Bırak” seçeneğini seçebilirsiniz. Son aşamada da Askıya Gönder diyerek açılan ekranda destek olmak istediğiniz öğün sayısını belirtip, ödemeyi tamamlayarak siz de ihtiyaç sahiplerine sıcak öğünlerin ulaştırılmasına kolayca destek olabilirsiniz. Şu anda bir öğünün bedeli 25 TL olarak belirlenmiş durumda.

    Sağladığınız destek konusunda nasıl bilgi alabilirsiniz?

    Askıya bırakılan tüm yemekler sitede güncel olarak görüntülenebiliyor. Askı süresi dolup bırakılan öğünler ihtiyaç sahiplerine ulaştığında ise destekçilere gerçekleşen teslimat hakkındaki bütün bilgileri içeren bir e-posta teşekkür mesajı iletiliyor. E-posta ekinde bulunan teslim tutanağında yemeklerin ne zaman, nerede, kimlere, hangi sosyal yardım veya ihtiyaç merkezi tarafından dağıtıldığına dair detaylar bulunuyor. Ayrıca ödeme faturası ve yapılan dağıtımın fotoğrafları da e-posta ekinde yardım severlere iletiliyor.

    TOKTUT gönüllüsü nasıl olunur?

    TOKTUT platformuna gönüllü çalışarak katkı sağlamak isteyenler, web sitelerinde yer alan Gönüllü Formu’nu doldurarak TOKTUT’a başvurabilirler. Sosyal medya paylaşımlarından, yemeklerin dağıtımı sırasında eşlik edilmesine kadar farklı aşamalarda gönüllü yardım gelmesinin oldukça önemli olduğunu vurgulayan TOKTUT, yeni gönüllülerin de ekibe katılmasını bekliyor.

    TOKTUT platformunda dilerseniz İhtiyaç Merkezi Kaydı sekmesini tıklayarak platformda yer alacak bir ihtiyaç merkezi de oluşturabilir, daha fazla ihtiyaç sahibine sıcak öğünlerin ulaştırılmasına katkıda bulunabilirsiniz.

    Siz de askıya yemek bırakarak ihtiyaç sahiplerine destek olmak ya da TOKTUT’a gönüllü olarak katılmak isterseniz https://www.TOKTUT.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

  • Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı 2021

    Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı 2021

    Güney Ege’deki sosyal sorunlara sürdürülebilir çözümler geliştirmek amacıyla Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) proje önerilerinizi bekliyor!

    Güney Ege bölgesindeki yoksulluk, kentleşme ve göçten dolayı değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçları gidermek ve toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak, istihdam edilebilirliği artırmak, sosyal içermeyi, sosyal girişimciliği ve yenilikçiliği desteklemek ve sosyal sorumluluk uygulamalarını yaygınlaştırma amacıyla geliştirilmiş olan proje önerilerinden uygun bulunanlar GEKA koordinasyonunda geliştirilerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunulacak.

    2021 yılı Sosyal Geliştirmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında proje önerileri, iki aşamalı yürütülecek süreçte değerlendirilecek.

    1. Aşama: Proje fikrinin, SOGEP Proje Öneri Formu’nun doldurularak en geç 01 Mart 2021 Pazartesi gününe kadar başvuru yapılması.
    2. Aşama: GEKA tarafından uygun bulunan proje fikirlerinin ikinci aşamaya geçirilerek, GEKA koordinasyonunda proje geliştirme çalışmaları ile geliştirilmesi.

     

    Projelerde aranan kriterler şu şekilde:

    İstihdam Edilebilirliği Artırmak
    Toplumun dezavantajlı kesimlerinin istihdama katılımının kolaylaştırılmasına ve mesleki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine,

    Genç istihdamını artırmaya,

    İldeki ve bölgedeki ihtiyaçlara uygun alanlarda nitelikli ve üretken beşerî sermayenin geliştirilmesine, yönelik projeler.

    Sosyal Girişimcilik ve Yenilikçilik
    Sosyal girişimlerin kurulmasına ve kapasitelerinin artırılmasına,

    İstihdam edilebilirliğe ve sosyal içermeye ilişkin yenilikçi modeller geliştirilmesine,

    Sosyal girişimcilik ve sosyal yenilikçilik alanlarında hizmet veren/verecek olan aracı kurumların işleteceği, ekosistem güçlendirmeye yönelik merkezler, sosyal laboratuvarlar ile kuluçka ve hızlandırıcı programların uygulanmasına, yönelik projeler.

    Sosyal İçerme
    Sosyal yardım alan kesimin gelir düzeyinin artırılmasına,

    Toplumun dezavantajlı kesimlerinin yaşam kalitelerinin yükseltilmesine,

    Dezavantajlı kesimlere sunulan hizmetlerin kalitesinin artırılmasına, yönelik yenilikçi ve model nitelikli projeler.

    Sosyal Sorumluluk
    Bölge öncelikleriyle kâr amacı güden kesimin sosyal sorumluluk faaliyetlerini uyumlaştırmaya,

    Program öncelik alanlarına ve/veya tespit edilen farklı sosyal bir sorunun çözümüne, yönelik yenilikçi ve model nitelikli projeler.

     

    Kimler başvuru yapabilir?

    Programa, “Kâr Amacı Gütmeyen Kurum ve Kuruluşlar” başvuru yapabildiği gibi “Kâr Amacı Güden İşletmeler” de başvuru yapabiliyor. Kâr Amacı Gütmeyen Kurum ve Kuruluşların; kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, birlikler, kooperatifler sivil toplum kuruluşları, organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, serbest bölge işleticileri, teknoloji transfer ofisi şirketleri ile teknoloji geliştirme bölgesi, endüstri bölgesi ve iş geliştirme merkezi gibi kuruluşların yönetici şirketleri kapsadığı ifade ediliyor.

     

    Asgari proje bütçesinin 1.000.000 TL olarak belirlendiği Programda azami destek oranı ise başvuru sahibi kurumun niteliğine göre değişkenlik gösteriyor.

    Kriterlere uygun başarılı proje fikirleri, GEKA koordinasyonunda başvuru yapan kuruluşla birlikte geliştirilecek ve kuruluşun projeyi tamamlaması sağlanacak. Yapılan bu değerlendirmenin ardından da her ilden 4 adet proje, GEKA tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunulacak.

    Siz de bu işletme ve kuruluşlardan biriyseniz ve güzel proje fikirleriniz varsa pyb@geka.gov.tr e-posta adresine Proje Öneri Formu’nu doldurarak başvurunuzu en geç 1 Mart 2021 Pazartesi’ye kadar gönderebilirsiniz.

    SOGEP Bilgilendirme Sunumuna ve Proje Öneri Formu’na ulaşmak ve başvurularınızı yapmak için https://geka.gov.tr/tr/basvurusu-devam-eden-destekler/destek/sosyal-gelismeyi-destekleme-programi sitesini ziyaret edebilirsiniz.