İş Başa Düşerse 0 146

Sorunlara çözüm üretebilmek adına kurumların yetersiz olduğunu, üretilen çözümlerin ise geçici olduğunu fark ettiğimiz ve bir şeyler yapmak istediğimiz noktada sosyal girişimcilere dönüp bakıyoruz; görüyoruz ki iş başa düşmüş. Koç Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre sosyal girişim adına yaptıkları çalışmalar için risk alarak fikirlerine yatırım yaptıklarını dile getiren girişimciler, projelerinin akıbetinden oldukça memnun kalarak bu yolda ilerlemeye devam ediyorlar.

Sizler için derlediğimiz birkaç girişimci notu;

“Bu fikir ortaya, 1994 yılı Kasım ayında Bolkar Dağları’nda yaşanan bir kaza sonrasında ortaya çıktı. O dönemler Türkiye’de dağda ve doğada bu tarz bir kaza meydana geldiğinde organize bir şekilde gidip arama kurtarma çalışması yapabilecek bir ekip, takım yoktu. Kazada iki üniversite öğrencisi kayboldu. Bu olaydan sonra, olası kazalar için daha etkin ve organize çalışmamız gerektiğine karar verdik.”

“Çok benzer sıkıntıları olan arkadaşlarımla bir araya geldik, grupta çocuk gelişim uzmanından avukata, mimardan yayıncıya, sosyologdan öğretmene farklı mesleklerden insanlar vardı. Bu ekiple doğrudan hizmet üretmek yerine öncelikle çocuk hakları ile ilgili durumu analiz eden, sorunları görünür hale getirip öneriler oluşturmaya çalışan planlı, stratejik bir yapıyı nasıl kurgulayabiliriz diye düşünerek yola çıktık.”

“Avrupa’da yaşadığım sırada, oradaki hayata entegre olabilmek, engellilerin sosyal hayata aktif ve eşit katıldığını gözlemlemek bende farklı bir algı ve bilinç yarattı. Orada olup biteni görüp farkında oldum önce, sonra konuyla ilgilenmeye başlayıp bu konuda biraz bilinçlendim, araştırdım. Sonra da katılımcı oldum ve birinin bu konuya Türkiye’de çözüm getirmesi gerektiğine kanî oldum.”

“Benim fikrim Ashoka tarafından seçildi. Doğa korumayla ilgili bir iletişim alanı kurma fikriydi. Ben bu fikri bulmadım aslında hayat beni adım adım doğa korumayla ilgili olarak bu noktaya getirdi.”

“Aslında biz hizmet vermeye 2000’li yılların başında başladık. O zamanlarda Türkiye’de sağlık konuları, özelliklede AIDS çok zor bir konuydu. Sağlık çalışanları, AIDS’li hastalar ile ilgilenmek, onları tedavi etmek istemiyordu. HIV pozitif hastalara karşı davranışları genel olarak kötü ve ayırımcıydı.”

“Kaynakları harekete geçirecek ve ihtiyaçları buluşturacak bir mekanizma olması gerektiğini fark ettim. Mikado’nun fikri böylece ortaya çıktı.”

“Tarım firmaları işi çözemeyince sinirlendim ve birinin bunu yapmasını beklemeden ben yaptım.”

Başarılar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir